Demokratik sistemlerde seçimler en görünür katılım aracı olsa da yurttaşların karar süreçlerine etkisi seçim günüyle sınırlı değildir. Yerel meclis toplantıları, kamu istişareleri, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve dilekçe mekanizmaları farklı düzeylerde katılım imkânı yaratır.
Bu kanalların etkili olabilmesi için erişilebilir bilgi ve şeffaf prosedür gerekir. Bir düzenleme taslağının zamanında yayımlanması, görüş bildirme süresinin yeterli olması ve gelen önerilerin nasıl değerlendirildiğinin açıklanması katılımın niteliğini belirleyen unsurlardır.
Siyasal katılımı değerlendirirken yalnızca kaç kişinin sürece dahil olduğuna değil, farklı toplumsal kesimlerin temsil edilip edilmediğine de bakmak gerekir. Katılım mekanizmalarının düzenli çalışması, seçimler arasındaki dönemde hesap verebilirliği ve kararların toplumsal meşruiyetini güçlendirebilir.
