Yürünebilirlik yalnızca kaldırımların varlığı anlamına gelmez. Günlük ihtiyaçlara kısa mesafede erişim, güvenli yaya geçitleri, aydınlatma, gölge ve engelli erişimi birlikte ele alındığında şehirde hareket etmenin gerçek kalitesi ortaya çıkar.
Yürümeye elverişli mahalleler ulaşım seçeneklerini çeşitlendirir ve kısa otomobil yolculuklarının bir bölümünü azaltabilir. Bu durum trafik yükü ve hava kalitesi üzerinde de olumlu etki yaratabilir. Aynı zamanda sokakta daha fazla insan bulunması yerel ticareti ve kamusal alan kullanımını destekleyebilir.
Şehir planlamasında yürünebilirliği ölçmek için yalnızca yol uzunluğuna değil, kesintisiz rota, kavşak güvenliği, toplu taşımaya bağlantı ve farklı yaş gruplarının erişimine bakmak gerekir. İyi tasarlanmış bir yaya ağı günlük yaşamın sessiz fakat güçlü altyapılarından biridir.
