Sağlık sistemleri çoğu zaman hastane ve tedavi kapasitesi üzerinden değerlendirilir. Oysa hastalık ortaya çıkmadan önce riski azaltan koruyucu sağlık hizmetleri, sistemin uzun vadeli dayanıklılığında büyük rol oynar. Aşılama, tarama programları, anne-çocuk sağlığı ve yaşam tarzı müdahaleleri bu alanın başlıca araçlarıdır.
Koruyucu yaklaşımın başarısını ölçmek kısa vadede her zaman kolay değildir; çünkü iyi sonuç çoğu zaman gerçekleşmeyen hastalık veya önlenen komplikasyondur. Bu nedenle kapsam oranları, erken tanı oranı ve risk gruplarına erişim gibi göstergeler önem taşır.
Etkili bir koruyucu sağlık politikası yalnızca bireye bilgi vermekle sınırlı kalmaz. Sağlıklı gıdaya erişim, hava kalitesi, güvenli çalışma koşulları ve şehir planlaması gibi sosyal belirleyicileri de dikkate alır. Böylece sağlık, tedavinin ötesinde daha geniş bir kamu politikası alanına dönüşür.
