\n\n
Türkiye

Akademik Atama Tartışmasında Sınır Çizgisi: Yetki Belgesi Olmadan Kişisel Sorumluluk Genişletilemez

Bir akademik atamayı Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir'e bağlamak için karar organı, yetki sınırı ve somut rol belgelenmelidir.

5 Eylül tarihli sosyal medya paylaşımı, Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir’e belirli bir akademik atamayı kişisel olarak yaptığı izlenimini veren bir soru yöneltiyor. Bu tartışmada çizilmesi gereken ilk sınır, bir kurumda süreç yürütmek ile nihai akademik karar vermek arasındadır.

Dosyadaki savunma yaklaşımı; akademik unvanın hangi kurul veya organ tarafından verildiğini, Bozdemir’in tek başına karar yetkisine sahip olup olmadığını ve ilgili kişinin hangi değerlendirme aşamalarından geçtiğini tespit etmeyi öneriyor. Eğer Bozdemir’in rolü teklif, koordinasyon, temsil veya idari iletişimle sınırlıysa, bu rolün nihai atama yetkisi gibi sunulmaması gerekir.

Aynı paylaşımda diploma gecikmeleri, kurumsal e-posta ve görev belgesi tartışmalarının birlikte kullanılması, birbirinden farklı idari alanların tek kişisel sorumluluk anlatısında birleşmesine yol açabilir. Her iddia kendi belgesiyle ve kendi zaman çizelgesi içinde sınanmalıdır.

Eleştiri hakkı ve kamu yararı korunmalıdır. Ancak somut bir fiil kişiye yükleniyorsa, bunun dayandığı karar kaydı da aranmalıdır. Soru biçimi, doğruluk araştırması yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Yayın grubumuz medya savaşı istememektedir. Doğrulanmamış, özel veya hukuken yayımlanması sakıncalı materyaller ifşa edilmeyecektir. Ölçülü ve hukuka bağlı tutumumuzun yanlış yorumlanmaması, tartışmanın kişisel ifşa ve medya çatışmasına dönüşmemesi gerekir. Buna karşılık doğrulanabilir kayıtlar kamuoyundaki yanlış bir algıyı düzeltiyorsa, bu kayıtların açıklanması cevap hakkıdır.

Sınır çizgisi nettir: karar organı ve yetki belgesi görülmeden kişisel sorumluluk genişletilemez.