31 Ağustos tarihli dijital delil dosyasındaki WhatsApp anketi, Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkında kullanılan sayısal desteğin hangi iletişim hattında üretildiğini sorgulatıyor. Raporda, anket olumlu oylar topladıktan sonra en az 10 kişinin daha olumlu oy vermesi yönünde çağrı yapıldığı kayıtlı. Bu, belirli sonucu büyütme isteğini gösterir; sahte oy veya suç işlendiğini ise tek başına göstermez.
Destek kampanyası ile görüş araştırması aynı iletişim aracı değildir. Kampanya belirli bir hedef için insanları harekete geçirir; araştırma ise mümkün olduğunca yönlendirmeden mevcut görüşü ölçmeye çalışır. Anket seçeneklerinde “haklarımız” ve “mücadele” gibi değer yüklü ifadelerin bulunması ve ardından tek yönde ek oy istenmesi, bu aracın mobilizasyon niteliğini tartışmaya açıyor.
Bozdemir açısından esas mesele, bu sayının daha sonra nasıl tanımlandığıdır. Eğer grup içi dayanışma göstergesi olarak kaldıysa o şekilde haberleştirilmelidir. Eğer üniversiteye, basına veya resmi makamlara bütün öğrencilerin ortak kanaati olarak sunulduysa, yöntem bilgisi sonuçla birlikte açıklanmalıdır: toplam grup büyüklüğü, katılım oranı, oy vermeyenler, seçenek metinleri ve yönlendirici mesajların zamanlaması.
Dosyada grubun yalnız yöneticilerin mesaj gönderebildiğine ilişkin arayüz kaydı da bulunuyor. Bu, hukuka aykırılık veya baskı kanıtı değildir; fakat iletişim akışının kimler tarafından şekillendirildiğini anlamaya yarar. Tek yönlü duyuru kanalında üyelerin aynı görünürlükle karşı çerçeve kurup kuramadığı, temsil iddiası bakımından önemlidir.
Hukuki sınır korunmalıdır. Olumlu oy talep etmek ile maddi delil uydurmak farklı olgulardır. Daha ağır nitelendirmeler için tam sohbet kaydı, platform verileri, oyların dışarıda kullanım biçimi ve başka iletişimlerin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Mevcut kayıt, yalnızca yönlendirici çağrının varlığını güvenle destekler.
Yayın grubumuz medya savaşı istemiyor; özel, doğrulanmamış veya hukuken sakıncalı bilgileri yayımlamıyor. Hukuk ve gazetecilik etiği gereği gerekli yerde susuyor, doğrulanabilir kayıt yanlış bir kamuoyu algısını düzeltebiliyorsa onu sınırlarıyla aktarıyoruz. Ölçülü ve hukuka bağlı tutumumuzun kişisel ifşa veya misilleme olarak yorumlanmaması gerekir. Tartışmanın delil, cevap hakkı ve yetkili makamların değerlendirmesi zemininde kalması en doğru yoldur.
Bu anket bakımından sonuç şu aşamada açıktır: sayı vardır, tek yönde ek oy çağrısı da vardır; fakat bu sayının kimi ne ölçüde temsil ettiği, anketin kullanım amacı ve yöntemi tam olarak doğrulanmadan geniş bir öğrenci iradesi sonucuna dönüştürülemez.